r/Turkey • u/sheqermami • 18h ago
Travel after my trip to Turkey
made this on the plane coming back and wanted to post it to show my love for turkey and turkish tea. i loved this trip, everyone was so sweet and hospitable. 🤍
r/Turkey • u/sheqermami • 18h ago
made this on the plane coming back and wanted to post it to show my love for turkey and turkish tea. i loved this trip, everyone was so sweet and hospitable. 🤍
r/Turkey • u/tugrabaskan72 • 8h ago
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
Olay İstanbul'un Esenyurt ilçesinde gerçekleşti.
İddiaya göre 15-16 yaşlarında bir grup çocuk, anaokuluna girerek ortalığı dağıttı.
(Kaynak: https://www.instagram.com/reel/Da3jD-AMF7j )
r/Turkey • u/Kirlinternet • 13h ago
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
Gazi Mehmet Yücel:
https://x.com/aykiri/status/2077802781977538781?s=20
(Düzeltilip tekrar paylaşıldı)
r/Turkey • u/Kirlinternet • 22h ago
r/Turkey • u/el_turco • 20h ago
r/Turkey • u/Zendazeng • 6h ago
Şimdi bu filmde ayyip erdoğanın fetullah gülene bitsin bu hasret geri dön dediği sahne olucak mı olmayacak mı
Ergenekon balyozda kemalist paşaları tasfiye edip yerlerine fetullahçıları yerleştirdikleri sahne olucak mı?
zekeriya öz ile birlikte insanları cadı avına kattıkları sahneler olucak mı?
Soruları çalıp dershanelerde dağıttıkları sahneler olucak mı olmuycak mı?
r/Turkey • u/DeformedVulture1984 • 4h ago
Öncelikle çocuğu aklınızda canladırabilmeyi istiyorum nasıl bir zekaya ve beceriye sahip olamadığını anlamanız için.
Bu çocukla ortaokulda tanışıp arkadaş olduk, ve açıkçası çocuğa acıdığım için olmuştum, çünkü onu adam yerine koyan sadece benimle beraber 2-3 kişi falan vardı, ben de çocuğun bana zararı olmadığı için senelerce tolere ettim.
Her neyse, çocuk şöyle bir tip: Sınıfta ders işlenirken okunan bir metinde geçen bir isim var mesela ve şansa bakınki o isme sahip biri var sınıfta. Bu andaval abartısız 2-3 dakika boyunca o isme sahip şahısa dönüp sırıtıp, kitaba bakıp sonra o kişiye yeniden bakıp sırıtan biri. Normalde hoca böyle saçma hareketleri sallamaz ama hocaların bile o şahısa tahammülü kalmadığı için "Çok mu komik evladım?" diye sürekli seneler boyunca azar yemiş ve kendini düzeltmemiş birisi.
Kütüphaneden kitap alıp, süresi dolduğunda geri getirmeyen, ve kütüphanenin ona yaptığı uyarıları umursamayan bir tip. Sonra görevli bir kadın nazik bir şekilde ders ortasında gelip, çocuğa nazikçe kitabı geri getirmesini isteyince bir ders boyunca kafasını sıraya gömüp ağlayan bir tip.
Tanıyıp tanımadığı kız erkek farketmeden herkesin durduk yere ensesine şaplak atan, sonra dayak yiyince ağlayan, ona rağmen bu hareketleri devam ettiren birisi.
Durduk yere yüksek sesle gülüp, çığlık atan birisi.
Şimdi şunu belirtmem lazım, ben de hayatı boyunca zorluklarla mücadele edip, sadece yeteneğiyle iyi yerlere varmış birisi değilim. Ailemin durumu şükürler olsunki iyi ve onlar sayesinde özel okul ve liselerde okudum. Ama yine de aile parasının ve tanıdıklarının bile, sen belirli bir seviye beceri ve bilgi sahibi değilsen, seni kurtaramaması gerektiğini düşünüyorum. Bu çocuğa da lise zamanı böyle oldu.
Ortaokulun ortasında milletin nefretinden kaçmak için okul değiştirdi ve onu liseye kadar görmedim. Sonra lise başladıktan sonraki bir gün yanıma gelip, geri dönüyorum diye havalı havalı geldi yanıma, ben de iyi hoş geldin dedim. Sonra hayatımda ilk ve tek kez şahit olduğum bir olay geldi. Bizim kazıkçı özel lise çocuğun akademik başarısının düşüklüğü sebebiyle, para karşılığında bile okula kayıt olmasına izin vermedi. Ve bu gerçekten inanılmaz bir şey çünkü bu okulda okuyabilen tipleri görseniz, çocuğun nasıl bunu başardığına benim kadar şaşırırsınız.
Çocuk herkese geri dönüyorum diye hava attıktan sonra, ve bu liseye kayıt olamama olayı yaşandığında bir anda sosyal medya hesaplarını silip ortadan kayboldu (sanırım utancından) ve ondan üni bitene kadar hiç bir haber alamadım.
Sonra mezun olunca bana instadan takip isteği attı ben de kabul ettim. Ne yaptı acaba diye bakarken ismini ilk kez duyduğum bir üniden mezun olduğunu ve malum partinin belediyesinde işe girdiğini gösteren fotoğraflar gördüm. Kanıt olarakta o partiye ait bilinen bir kişiyle resmini posta koydum.
Acaba tam olarak ne iş yapıyor diye merak ederek belirli bir süredir çocuğun postlarına bakıyorum ve halen çözemedim, iş tanımında sanırım sadece takım elbise giyip, kameraya bakarak somurtarak resim çekilmek var.
Bunda kalsa yine iyi, ama bir de attığı durumlar ve gönderilerde, klasik siyah BMW arabasıyla otobanlarda milletin arabasına makas attığı, akan trafiğin olduğu yerlerde sırf manzara iyi diye yolun ortasında arabasını bırakıp resim çekip paylaştığı durumlar var. Sonuçta kazaya sebep olsa ne olacak değil mi? Muhteşem yargı sistemimiz 40 takla atıp 3 sene bile yatırmadan çıkaracak.
Başka gördüğüm bir şey de elemanın kullandığı araba her seferinde değişiyor, sanırım BMW kendi arabası, ama kırmızı bir Peugeot, Volkswagen Golf, beyaz Passat gibi başka arabalarla dolu video atıyor. Belki ailesine ait arabaları sürüyor ve umudum o yönde, çünkü böyle bir tipin böyle birden fazla arabaya sahip olabileceği malvarlığına sahip olabilme ihtimali, ülkeye duyduğum sevgiye cidden zarar veriyor.
Kendi kendimi sorguladım bir kaç kez bu hissettiğim kıskançlık mı acaba diye ama yemin ederim değil. Benim kaldırmakta zorlandığım konu böyle bir adamın ailesi sayesinde bu şekilde şartlara sahip olurken, kaç tane insanın ev, araba, iş gibi konularda sıkıntı çekmesi.
Bu adamın ne beyaz yaka, ne mavi yaka, ne hizmet sektörü hiç bir şey de başarılı olma potansiyeli yok. Şimdi ki belediye işinde de başarılı olduğundan ciddi şüphe duyuyorum çünkü dediğim gibi, adam sadece iğrenç arapça müzikler ve birbirinden ayırt etmeyi bir türlü başaramadığım Türk rapçilerin şarkısının arkaplanda çaldığı, arabalarıyla terör estirdiği gönderiler dışında bir ihracat yaptığına şahit olmadım. Ha tabi, iktidar tepki alacak hareketler yaptığında durumlarına "Siz daha bizi sallayamıyorsunuz, nasıl yıkacaksınız?/ İnsanlara eskisi kadar değer vermeyi bıraktım/ Bekarlık sultanlıktır tarzı attığı postlar iş sayılıyorsa durum farklı.
Postu atmamın sebebi gerçek hayatta bundan istediğim gibi bahsedememem. Kardeşim benim gibi muhalif ama şaşırmıyor, babam AKP'li geçiştiriyor.
Başka bir sebepte reddit ve sosyal medyada bir anda türeyen "muhalefet tamamen yolsuz, iktidar yine iyi" diyenlere cevap olsun diye gönderdim. Düşünün, böyle beceriksiz bir adam bu kadar malvarlığına sahipse, biraz kafası çalışan kişiler nasıl soyuyordur bizleri. Sanırım hukuk devletimiz ileride bu belediyeyi de incelemeye alır değil mi?
Bu arada Temmuz ayındayız ve bu eleman yaklaşık 4 kez farklı yerlerde tatil postu attı, birisi Avrupa ülkesi.
r/Turkey • u/erdile1 • 16h ago
Ilk defa gördüm askerleri seve seve öldürmüşler. Böyle bir söylenti hep vardı ama görüntülerine ilk defa rastladım. Kurallara aykırı olabildiği için paylaşmadım eğer aykırı değilse linkini atacağım
r/Turkey • u/Life-Sheepherder5324 • 1h ago
Bir tanık:
Bu binada yedi kişi öldü" diyor ve ardından gözyaşlarına boğuluyor; "Kolay değil."
Bazı kişilerin akrabaları ve komşuları tarafından enkazdan çıkarıldığını söylüyor.
"Birçok kişi insanları kurtarmak için saatlerce ve günlerce çalıştı."
"Kaliteli konutlar"
Karolyn, 2013 yılında Ciudad Chavez adı verilen 3.200 konutluk sitelerde kendisine tek yatak odalı bir daire verildiğinde duyduğu mutluluğu hatırlıyor.
Bu, o dönem, kendisi ve iki çocuğu için çok büyük bir gelişmeydi. Şimdi dört çocuğu var.
2005 Şubat ayında, La Guaira'yı vuran yağmur ve seller nedeniyle evlerini kaybettikten sonra beş yıl boyunca La Guaira'nın doğusunda Camuri Chico'da derme çatma bir yere sığınmışlar.
O dönemde bu onun ikinci kez evsiz kalışıymış; ailesi 1999'daki Vargas heyelanında da her şeyini kaybetmiş. O felakette binlerce kişi yaşamını yitirmişti.
Hugo Chavez yerleşkesi, eski devlet başkanının ve Bolivarcı hükümetin en simgesel projelerinden biri olan Büyük Venezuela Konut Misyonu'nun bir parçasıydı.
Program, 2011 yılında Venezuela toplumunun en dezavantajlı kesimleri için milyonlarca sosyal konut inşa etme vaadiyle başlatıldı.
Hükümet, şu anda geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez'in liderliğinde, misyon kapsamında beş milyondan fazla konut teslim edildiğini söylüyor. Muhalifleri ise bu verileri sorguluyor.
Başlangıcından 15 yıl sonra program, La Guaira kıyısı boyunca yer alan çok sayıdaki yapının 24 Haziran depremleri sırasında ağır hasar görmesi ya da tamamen çökmesi nedeniyle, mercek altına alınmış durumda.
Bu yapıların çoğu Caraballeda'daki OPPE (Cumhurbaşkanlığı Özel Planlar ve Projeler Ofisi) projeleri ile Playa Grande'deki Ciudad Chavez'in parçasıydı.
Kompleksteki 196 binanın yaklaşık %80'inin çöktüğü ya da ağır hasar aldığı tahmin ediliyor. Kalan yapıların da muhtemelen yıkılması gerekecek.
Bu ağırlığı taşıyacak kadar güçlü değildi'
Venezuela'da 24 Haziran'da yaklaşık 40 saniye arayla 7.2 ve 7.5'lik iki deprem meydana geldi.
Bu büyüklüğe dayanamayan Ciudad Chavez'in inşasında kullanılan malzemeler şimdi tartışma konusu.
10 yıldan uzun süre bu binalarda yaşayan Karolyn, binaların taşıdıkları yükü kaldıracak kadar sağlam olmadıklarını düşünüyor.
"Malzeme uygun değildi. Bu kadar ağırlığı taşıyacak kadar güçlü değillerdi" diyor.
Bükülmüş çeliklerin ve tahta ile plastik parçalarının görüldüğü enkazı işaret ederek "Kartondan yapılmış gibiydiler. İçlerinde alçıpan ve sanırım cam elyafı var; bunlar taşıdıkları ağırlık için uygun malzemeler değil" diye devam ediyor.
Binalardaki bir yük de su depolarıydı.
La Guaira'daki sık su kesintileri nedeniyle birçok sakin, binaların çatılarına büyük su depoları koymuştu.
Bazı yerleşke sakinleri de dairelerinde tadilat yapmış, seramik zeminler, kaplamalar veya tuğla uygulamaları ile yapılara daha fazla ağırlık eklemişlerdi.
Summa: "Yapılar dönemin mevzuatına uygundu"
BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Summa, binalarda betonarme radye temel ile hafif çelik taşıyıcı sistemin birlikte kullanıldığını, ve projenin Venezuela makamları tarafından onaylandığı ve denetlendiğini ifade etti.
Zemin etütlerinin de Venezuelalı firmalar tarafından yapıldığını ve projelerin bu sismik tasarım parametrelerine göre inşa edildiği belirtildi.
Şirket, buna karşın depremlerin büyüklüğünün, binaların tasarımında öngörülen seviyenin iki katına kadar çıktığını ve yapıların dayanım kapasitesini aştığını savundu.
İlk tahminlere göre sarsıntı, binaların tasarlandığı standartların öngördüğünden daha şiddetliydi.
Şirket ayrıca, yapıların teknik projede öngörülen yükleri taşıyacak şekilde tasarlandığını, ancak teslimden sonra yapılan değişikliklerin kapsamı bilinmeden bunların etkisinin değerlendirilemeyeceğini ifade etti.
Binaların 10 yıldan uzun süre önce teslim edildiğini belirten Summa, binaların bakımına ya da teslim edilmelerinin ardından yapılan değişikliklere dahil olmadığını, depremlerden önce kendilerine herhangi bir yapısal sorunun da bildirilmediğini aktardı.
İnşaat sırasında maliyet düşürmeye yönelik veya malzeme değişikliği içeren uygulamalar yapılıp yapılmadığı sorusunaysa şirket, "Proje süresince hiçbir malzeme değişikliği yapılmamıştır" yanıtını verdi.
Kaynak:
r/Turkey • u/zenciiiii • 18h ago
Çağdaş Hukukçular Derneği’nden (ÇHD) avukat Yunus Emre Işık tarafından yapılan suç duyurusunda işkence, görevi kötüye kullanma, tehdit ve tespit edilecek diğer suç iddialarının araştırılması istendi.
Toplamda dokuz maddi olaya dayandırılan suç duyurusunda, 5 Temmuz'da gözaltına alınıp 8 Temmuz'da tutuklanan dokuz kişinin üç günlük gözaltı süreçleri öncesi evlere düzenlenen operasyonlarda kapıların zorla kırıldığı, bazı kişilerin üzerlerini değiştirmelerine izin verilmediği, ters kelepçeyle darbedildikleri iddia edildi.
Gözaltına alınan bazı kişilerin telefon şifrelerinin baskıyla istenmeye çalışıldığı ve bazı cep telefonlarının yüz tanıma sistemi kullanılarak rızaları dışında açıldığı yönündeki iddialar da aktarıldı. Gözaltına alınan kişilere aileleri tarafından gönderilen kıyafet poşetlerinin yasak olduğu gerekçesiyle ellerinden alındığı da öne sürüldü. Gözaltındaki bir kişinin poşetinin elinden almaya çalışıldığı ve sonrasında dört-beş polisin saldırısına uğradığı belirtildi. Duruma tepki gösteren bir avukata ise çevik kuvvet ekiplerinin müdahalede bulunduğu iddia edildi. Ayrıca, gözaltına alınanların yanlarında bulunan reçeteli ilaçlara emniyette el konulduğu ve ilaçların kendilerine teslim edilmediği belirtildi.
ÖNLERİNDE PASTA KESİLDİ İDDİASI
Dilekçede, sulh ceza hakimliğinin gözaltındaki kişiler için verdiği tutuklama kararının ardından tutuklularına adliyenin eksi 7. katındaki nezarethaneye götürülürken fiziksel şiddete maruz kaldıkları, uzun süre su verilmediği ve tuvalet ihtiyaçlarını gidermelerine izin verilmediği öne sürüldü. Tutukluların nezarethaneye indirilmesinin ardından ise bazı polislerin "Kutlama böyle yapılır" diyerek tutuklananların önlerinde pasta kestiği iddiası da yer aldı. Suç duyurusunda ayrıca, gözaltındaki bazı kişilerin "mülakat" adı verilen görüşmelerle itirafçı olmaya zorlandığı da öne sürüldü. Dilekçede öne sürülen iddiaların güvenlik kamerası kayıtları, sağlık raporları ve tanık beyanlarıyla araştırılmasını isterken, sorumlu olduğu değerlendirilen polis memurları hakkında kamu davası açılmasını talep edildi.
SAVCILIK İNCELEME BAŞLATTI
Yapılan suç duyurusunun ardından savcılığın harekete geçtiği ve konu hakkında inceleme başlattığı öğrenildi. Savcılığın, Çağlayan Adliyesi'ndeki 6.sulh ceza hakimliğin önü ile savcılık özel kalem koridorunu gören güvenlik kamerası görüntüleriyle birlikte Çağlayan'daki ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ndeki (TEM) nezarethanelerdeki kamera görüntülerini yetkili makamlardan talep ettiği belirtildi.
r/Turkey • u/Battlefleet_Sol • 7h ago
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
r/Turkey • u/Outrageous_Oven9657 • 19h ago
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
Keşke bir şiir okumuş,
Bir kedi sevmiş olsaydınız…
Turgut Uyar
r/Turkey • u/Nice-Ragazzo • 8h ago
r/Turkey • u/PipeQuirky2633 • 38m ago
YORUMSUZ: Kilitler kırılmış, şişe, pet ve alüminyum atıklar hacılanmış, bu konuda sizler ne düşünüyorsunuz?
r/Turkey • u/tugrabaskan72 • 19h ago
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
Olay İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde gerçekleşti.
Alibeyköy yönüne gitmek üzere peronda bekleyen tramvaydaki 2 kişi arasında çıkan yer tartışması kısa sürede kavgaya dönüştü.
Taraflar birbirlerine hakaret edip bağırırken, kadınlardan biri tartıştığı kişiye sırt çantası fırlattı. Çocukların da izlediği kavgayı tramvay hareket etmeden araya giren yolcular ayırdı.
Yolcular kavgaya karışan taraflardan birini tramvaydan indirirken yaşananlar cep telefonu kamerasına yansıdı.
( Kaynak: https://www.instagram.com/reel/Da2-cGUI1Za/ )
Düşüncelerim:
Şu yer verme tartışmalarından gına geldiğini söylemiş miydim ben?
Bir de o kadar insanın arasında çanta fırlatmak ne demek?
Çoluk çocuğun önünde kendilerini maskara ettikleri yetmezmiş gibi çocukları da tehlikeye atıyorlar.
r/Turkey • u/zenciiiii • 1h ago
Kaynak: https://www.birgun.net/haber/yurttasa-barinma-krizi-milletvekiline-ucuza-luks-konut-724234
Türkiye’de milyonlarca yurttaş, fahiş kiralar nedeniyle barınma krizi yaşarken milletvekillerine ödeme kolaylıklı uygun konut fırsatı doğdu. Parlamenterler Gölvadi Bahçeşehir Yapı Kooperatifi ile milletvekillerine, yalnızca kooperatif üyeliği bedeli karşılığında, “Enflasyon artışından etkilenmeyerek” ucuza konut alma olanağı sağlandı.
İstanbul’un Bahçeşehir ilçesindeki 123 dönümlük arazi üzerinde toplu konut hamlesi için Parlamenterler Gölvadi Bahçeşehir Konut Yapı Kooperatifi kuruldu.
Yüksek katlı binalar ve yapı yoğunluğu ile bilinen bölgeye konut inşa edilmesi amacıyla kurulan kooperatif ile TBMM üyelerine, uygun fiyatlı konut sahibi olma imkânı tanındı.
Parlamenter Gölvadi Konut Yapı Kooperatifinin konut yapımı için işaret ettiği arazinin, 2024 yılında yargının birçok üst düzey isminin yer aldığı Bahçeşehir Gölvadi Konut Yapı Kooperatifi’nin arazisi ile aynı olması dikkati çekti.
Parlamenterler Gölvadi Bahçeşehir Projesi için tanıtım kataloğu hazırlandı. Katalog, tüm milletvekillerine dağıtıldı.
MİLLETVEKİLİNE KIYAK
Katalogda projenin çevresinde, “Birçok markalı projenin tamamlandığı ve yeni projelerin hızla yükseldiği” belirtildi. Projeye komşu projelerin isimlerinin sıralandığı katalogda, ödeme planı da yer aldı. Ödeme planı, lüks konutların aralarında milletvekillerinin de yar aldığı yüksek gelirli TBMM üyelerine, “Sudan ucuza” olarak nitelendirilebilen ücretlerle satılacağını ortaya koydu.
Kooperatiften ev sahibi olmak isteyen parlamenterlerin yalnızca kooperatif üyelik ücreti ödeyeceği kaydedildi. Üyelik ücretinin yüzde 25’inin peşin olarak ödenmesi, kalanının ise dört eşit takside bölünmesi kararlaştırıldı. Projedeki 1+1 evlerin satış fiyatı 1 milyon 860 bin TL, 2+1 evlerin satış fiyatı 2 milyon 860 bin TL, 3+1 evlerin satış fiyatı ise 4 milyon 100 bin TL olarak belirlendi.
Parlamenterlere, “Enflasyon ve maliyet artışı koruması” da sağlandığı görüldü. Arsa kooperatifi modeli ile yürütülecek proje çerçevesinde, öncelikle kooperatif adına arsa satın alınacağı, ardından arsanın, seçilecek bir inşaat firmasına kat karşılığı olarak verileceği vurgulandı.
ENFLASYON KORUMASI
Kooperatif üyeliği kapsamında üyelerden yalnızca üyelik bedeli alınacağı ve “Başka bir ek ödeme talep edilmeyeceği” öğrenildi. Projeden yararlanmak isteyen milletvekillerine, “Enflasyon ve benzeri maliyet artışlarından üyelerimiz etkilenmeyecek, ilave bir mali yükümlülük doğmayacaktır” denildi.
BARINMA KRİZİ
Türkiye’deki derin eşitsizlik, en temel yurttaşlık haklarından barınma hakkını da tehdit eden boyuta ulaşıyor.
Türkiye’de, “Şanslı azınlık” olarak nitelendirilen kesim birden fazla lüks konut sahibi olurken 2019-2025 döneminde 168 bin 732 ev, “Oturulamayacak derecede eski” olarak işaretleniyor.
r/Turkey • u/politikablog • 3h ago
r/Turkey • u/duckgoesdockdock • 3h ago
https://www.birgun.net/haber/akp-ile-meclise-girmisti-huda-pardan-karma-egitimin-kaldirilmasi-icin-kanun-teklifi-724339
“EĞİTİM HAKKI İHLAL EDİLDİ” İDDİASI
“Özellikle 28 Şubat sürecinde keyfi uygulamalar ve idari tasarruflarla karma eğitim tamamen zorunlu hâle getirilmek istenmiştir. Bu tutum, karma olmayan eğitim talebinde bulunan kesimlerin eğitim hakkını ihlal ederek toplumsal sorunlara sebebiyet vermiştir. Son yıllarda karma eğitim uygulamasının bilimsel ve pedagojik bir temelinin olmadığı yönündeki eleştiri ve değerlendirmeler dünya genelinde artmış; bu uygulamanın eğitime ve kadın-erkek eşitliğine iddia edildiği gibi katkı sağlamadığı tespit edilmiştir.”
Tek cinsiyete dayalı eğitim ortamlarının olumlu sonuçlar doğurduğu iddia edilen gerekçe şunlar denildi: “Bu nedenle birçok Avrupa ülkesinin yanı sıra Japonya, Amerika ve Avustralya gibi ülkelerde karma olmayan eğitime rağbet artmıştır. İnsanların kadın ve erkek cinsiyetlerine göre farklı yaratılış özelliklerine ve fıtrata sahip oldukları inkâr edilemez bir gerçektir. Bu farklılıklar, öğrenme ve eğitim süreçlerini de doğrudan etkilemektedir. Söz konusu farklılıklar dikkate alınmadan, farklı cinsiyetlerdeki öğrencilerin aynı eğitim ortamında, aynı usul ve yöntemlerle eğitilmesi; hele hele bunun mecburi tutulması makul ve bilimsel bir uygulama değildir.
“Bilimsel bir temele, toplumsal taleplere ve gerçekliğe dayanmayan karma eğitimin herkese zorla dayatılması, önemli bir insan hakları ihlalidir. Erkek ve kız her birey; fıtratına, yeteneklerine ve özelliklerine uygun, karma olmayan bir eğitim alma hakkına sahip olmalıdır. Öğrenci velilerine de bu konuda bir tercih hakkı tanınmalıdır. Böylece toplumun, inanç ve değerleri gereği karma olmayan eğitimi tercih eden kesiminin talep ve ihtiyaçları da karşılanmış olacaktır.”
r/Turkey • u/duckgoesdockdock • 5h ago
https://www.birgun.net/haber/mardinli-marilyn-monroe-tutuklandi-724312
"Mardinli Marilyn Monroe" lakabıyla tanınan Melek Akarmut tutuklandı.
ABD'li ünlü sinema oyuncusu Marilyn Monroe’ya benzerliğiyle dikkat çeken ve "Mardinli Marilyn Monroe" olarak tanınan Melek Akarmut, 15 Temmuz hakkında sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.
Paylaşımların 'darbe girişimi' ile ilgili suç unsuru olduğu öne sürüldü.
Akarmut hakkında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla adli işlem başlatıldı.
Mardin'de mahkemeye çıkarılan Akarmut tutuklandı.
Geçtiğiz yıllarda kendi iş yerinin önünde kaldırımda uyuyan köpeği ezen bir taksi şoförünün görüntülerini sosyal medyada paylaşan Akarmut, "özel hayatın gizliliğini ihlal" suçlamasıyla iki yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.
r/Turkey • u/Steril-Agent • 17h ago
Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Yunus Emre Vakfı’ndaki yolsuzlukların ortaya çıkması sonrası vakfın eski başkanı Şeref Ateş "güveni kötüye kullanma" suçlamasıyla tutuklanmıştı.
Ateş, yurtdışı çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Kararı sosyal medya hesabından duyuran gazeteci Müyesser Yıldız, "1 yıldır tutuklu olan, vakfın eski başkanı Prof. Şeref Ateş'in yurtdışı adli kontrol tedbiriyle tahliyesine karar verildi" diye yazdı.
Yıldız hakimin, tutuklulukta bir yılın dolması nedeniyle yasal zorunluluktan bu kararın verildiğini vurguladığını aktardı.
Yunus Emre Vakfı'ndaki naylon fatura skandalında Vakıflar Genel Müdürlüğü müfettişleri belgeleri 23 Aralık 2024’te Cumhuriyet Başsavcılığı’na teslim etmişti. 2 Ocak 2025’te ise polis operasyonuyla birçok isim gözaltına alınıp tutuklanmıştı.
23 kişi hakkında “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlarından iddianame düzenlenmişti. 20 farklı şirkete karşılıksız olarak vakıf kasasından milyonlarca liranın aktarıldığı belirlenmişti.
Savcılığın “uydurma ve kurgu” olarak nitelendirdiği faturalara vakfın kasasından ödeme yapılmasına izin verilen belgelerde ve ödeme emirlerinde imzaları bulunan birçok isim yargılanmadı.
Skandalın patlak vermesinin ardından Aile Bakanı Mahinur Göktaş’ın eşi Rahmi Göktaş ile MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’ın oğlu Abdullah Kutalmış Yalçın, Yunus Emre Vakfı’na bağlı Yunus Emre Enstitüsü’nün Başkan Yardımcılığı görevinden istifa etmişti.
r/Turkey • u/Battlefleet_Sol • 42m ago
Gazeteci Murat Ağırel:
"Ahbap, 2020, 2021 ve 2022 yıllarında yapılan bağışları belirli İslami vakıflara göndermiş. İnsanlar zaten oraya göndermek istese bunu yapardı. Oralara göndermek istemediği için Ahbap'a gönderdi. Ama Ahbap tam tersi İslami vakıflara aktarmış."
https://x.com/szctelevizyonu/status/2078012615737880651?s=20
r/Turkey • u/elalem64 • 6h ago
Az önce bir haber okudum:
Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin helikopter kazası sonucu hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmada 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Gözaltına alınan 27 şüpheliden 19'u tutuklandı. 8 kişi de adli kontrolle serbest bırakıldı.
kaynak
Yazicioglu'nun helikopterinin karakutusunu sökerek kaciran Feridun Seren, ayni zamanda ülkemizi nükleer teknoloji konusunda yeni bir noktaya tasiyacak olan Engin Arik'in düsen ucaginin karakutsunu da bilirkisi olarak incelemisti. "Karakutu bozukmus, günlerdir kayit yapmiyormus" dedi. Feridun Seren bu konuda asla suclanmadi! Kimseye ifade vermedi. Hala vermiyor. Neden?
https://www.youtube.com/watch?v=WqerUVEckS8
Erdogan "milletimiz affetsin" demis. Ben affetmiyorum ama diyelim ki affettim. Diyelim ki tüm türkiye affetti. Peki ucagi düsürülerek öldürülen fizikcilerimiz affedebilir mi? AKP ve Gülen Cemaati tarafindan sistematik olarak atilan iftiralara dayanamayarak intihar eden Ali Tatar, mahkemeye cikmadan bir gece önce hapiste "güya" kalp krizinden öldügü söylenen Kaşif Kozinoğlu, AKP ve Gülen Cemaati tarafindan "Ergenekon'un kasasi" denen ama cenazesi parasizliktan kaldirilamayan Kuddusi Okkir, bunun disinda, kumpas davalarina maruz kalan süpheli bicimde ölüsü bulunan Tarık Akça, Doğan ilhan, Tanju Ünal, Ali Bergütay Varimli, Olgun Vural ve darbe girisiminin istibarati alindigi halde vaktinde müdahele edilmedigi icin hayatini kaybeden 251 yurttasimiz... Onlarin hepsi öldü! Söylesenize ölüler affedebilir mi?
Merhaba ben mahallede baktığım ve üç yavrulu kedimi arıyorum. 11 Temmuz günü ayağı bir anda topallamaya başlayınca kırık olduğunu düşünüp belediyeye başvurdum. Tepeören'de bulunun hayvan bakım merkezine götürüleceği oradan da tedavisi bitince sahiplenebileceğim söylendi. 13 Temmuzda arayıp sorunca durumunu bana yatışa uygun bulunmadığı ilçeye geri teslim edildiği söylendi ve bilgi verilmenin yasak olduğu söylendi kanun gereği. Kanunda bilgi vermenin yasak olduğu yazmıyor gördüğüm kadarıyla. Kedi Pendik Dumlupınar Mahallesinden alındı. Ben gerekeni yapıp Cimere şikayette bulundum nereye bırakıldığını öğrenmek için ama üç yavrusuyla ayağı topal kedim ne yapacak kendi başına çok endişeleniyorum gördüyseniz lütfen bana ulaşın.
r/Turkey • u/PuzzleheadedQuote165 • 8h ago
selam arkadaslar. suan tayland bulunmaktayim. coktandir tanidigim bir kizla dün bulustuk. gecen sene türkiye'ye gitmis. öve öve bitiremedi. hayran kalmis. pamukkale'ye gittigini söyledi. nereleri gezdigini sordum. cogu yeri görmüs ama antik kente girmek icin parasi yetmemis.
100 dolar giris ücreti istemisler. o da cok bulunca etrafinda biraz gezinmis, sonra istanbulda biraz durmus geri dönmüs.
100 dolar giris ücreti normal mi? kendim türkiye'de yasamadigim icin soruyorum.
r/Turkey • u/Training-Site1458 • 1h ago
Show TV'nin 90lı yıllardaki o meşhur jenerikleri insanı derinden etkileyen ve hafiften geren sıra dışı yapılardı o kırmızı logolu dönemler arkadan gelen o ses tonu özellikle haberler güncel ve son 3 dakikaya geçiş sahneleri insanı ürperten ama bir o kadar da kendine çeken bir havaya sahipti kolay kolay korkmayan birini bile gerecek bir etkisi vardı bu jeneriklerin
Bu efsanevi müziklerin arkasındaki o dıkdıgıdıkdıkdıgıdıkdumm ritmi fransız perküsyonist Arnaud Devos'un kaleminden çıkmıştı kendisi zamanında Abus Dangereux adlı indie müzik grubunda yer almış bir sanatçıydı dolayısıyla bu müzikler aslında 90lar çocuklarının indie müzik ile ilk tanışma vesilesiydi her biri dönemin çok ötesinde bir kaliteye sahipti müzik ritim ve görsel uyumu muazzamdı her türlü uyarlamaya açık basit sade ama bir o kadar da akılda kalıcı bir jingledı bu
tüm bu tasarımlar Erol Aksoy'un denetiminde Fransa'da hazırlanmıştı 1992 yılında henüz özel televizyon yasası çıkmadığı için Show TV ilk yayınını Paris'ten gerçekleştirmişti o dönemlerde sabah erkenden uyanıp bu açılış jeneriğini beklemek ya da kumandayı kapmak için evde dıgdıgıdıgıdıkdık diye gezmek çocukluğun en tatlı heyecanlarındandı
Eskiden televizyonculuk çok başkaydı sıcağı sıcağına gibi programlar kırmızı noktalı yayınlar ve son derece kaliteli yabancı sinema kuşakları vardı şimdilerde ise o özenli eski jeneriklerin yerini özensiz işler aldı konuları hep aynı olan başlayıp hemen biten dandik diziler kötü filmler ve tekdüze gündüz kuşakları ekranı kapladı oysa o eski saykodelik jenerikler ve Cine5 müzikleri gibi yapımlar garipliklerine rağmen bugün hala dönüp dönüp izlenen büyük bir özlemle hatırlanan gerçek birer sanat eseriydi